HINCAL ULUÇ’TAN FOTOMAÇ GAZETESİ’NİN SORULARINI YANITLADI, ’GALATASARAY’I BIRAKIRIM’

Canaydın’la G.Saray’ın sonu karanlık. Üyeler cumartesi günü Canaydın ile devam edilip edilmeyeceğine karar verecek. Yoksa Riva bahane......Riva’nın Canaydın’a ve

HINCAL ULUÇ’TAN FOTOMAÇ GAZETESİ’NİN SORULARINI YANITLADI, ’GALATASARAY’I BIRAKIRIM’

Canaydın’la G.Saray’ın sonu karanlık. Üyeler cumartesi günü Canaydın ile devam edilip edilmeyeceğine karar verecek. Yoksa Riva bahane......Riva’nın Canaydın’a verilmesi kulübün kapısına kilit asmaktır. Artık liseciler, liseli olduklarını unutup G.Saray için oy kullansın.....Avrupa’da ismi geçmeyen iki takım, Türkiye liginde arayı açmış ne olacak? Bu Türk futbolunun aczini göstermekten başka bir işe yaramaz Paralarını alamadıkları için Galatasaraylı futbolcuların Kayseri’ye gitmek istemedikleri söylendi. Bu ekonomik kriz daha ne kadar sürecek? Galatasaray’ın durumu umutsuz. Galatasaray’ın kaderi bu hafta sonu yapılacak kongrede belirlenecek. Bu kongre Özhan Canaydın’la ilgili bir karar verecek. Riva, Galatasaray’ı kurtarabilecek en önemli gayrimenkullerden birisi. Bunun satılması ve parasının Galatasaray’da kullanılması son kurtuluş ümitlerinden birisi. İşte bu nedenle bu kongre çok önemli. Üyeler, ya bugüne kadar Galatasaray’ı yok eden Canaydın’ın Riva’yı da çarçur etmesine izin verecek, ya da ’Özhan biz saha güvenmiyoruz, yeni kongrede yeni yönetim istiyoruz’ diyecek. Cumartesi günü yapılacak oylama bu. DURUM ÜMİTSİZ Özhan Canaydın’a Galatasaraylılar güveniyor mu, güvenmiyor mu, burada ortaya çıkacak. Yoksa Riva bahane. Canaydın’a Riva’yı vermezlerse, Galatasaray için bir kurtuluş umudu doğar. Ama Canaydın’la beraber Galatasaray’ın sonu karanlıktır. Canaydın, amatör dediğimiz futbol dışı bütün branşları tüketti, bitirdi. Futbolun hali de meydanda. Orada durum daha da ümitsiz. Özhan Canaydın’a Riva’nın verilmesi Galatasaray’ın kapısına kilit asmaktır. Liseliler değil ’liseciler.’ Lisecilik kafasıyla Galatasaray’ı çökerttiler, yok ettiler. Artık liseci olduklarını unutsunlar. Hayatlarında bir kere Galatasaray için oy kullansınlar. FARKINDA DEĞİL _Riva için ’Sat kurtul’ diyenlerin yanı sıra komisyon kurulmasını önerenler var. Bu görüşlere nasıl bakıyorsunuz? Canaydın yönetiminde Riva hiçbir şekilde gündeme gelmemeli. ’Canaydın’a verilsin; komisyon kurulsun’ falan filan bunların hepsi palavra görüşler. İktidarda Canaydın olduğu sürece Galatasaray’ın Riva’sı değil, Florya’nın terasındaki sandalyesi için dahi satılma izni almamalı. Ben Galatasaray’ın kurtulması için satış yapılması gerekiyorsa, buna taraftarım. Buna Hasnun Galip, Florya ve Ada da dahil. Ama bunun için aklı başında, mantıklı, piyasayı bilen bir başkana ihtiyaç var. Önemli olan Galatasaray’ın yaşaması. Yoksa Hasnun Galip olmasa da olur. _Gerets, Kayseri maçının ardından, ’Tam da havaya girmiştik. Keşke ilk yarı tamamlanmasaydı’ dedi. Siz nasıl buldunuz Galatasaray’ı, gerçekten havasını buldu mu? Galatasaray Teknik Direktörü’nün ’Bomba gibi oynuyorduk’ dediği Kayseri maçında rakip forvetler Mondragon’la 14 kez karşı karşıya kaldı. Bir büyük takım, kalecisini rakip forvetle 14 defa karşı karşıya bırakmaz. Rakip, kalecinle 14 defa karşı karşıya kalıyorsa sen küçük takımsındır, sen kötü oynuyorsundur. Adamlar ’bu topları kullanamadı, Mondragon günündeydi 3-4 top çeldi’ diye, ’Bizim takım bomba gibiydi’ demek o teknik direktörün takımın futbolunu farkında olmadığını gösterir. Gerets, ’3-1 kazandık ama siz skora bakmayın. Eksiklerimizin olduğu meydanda, devre arasında bunları gidereceğiz’ deseydi anlayabilirdim. Ama adam ’Bomba gibiydik. Ara aleyhimize oldu!’ diyor. Yani adam farkında değil. Seyrettiği maçın farkında olmayan bir teknik direktör tarafından yönetiliyor Galatasaray. O zaman bu kadar kötü bir yönetim ve bu kadar kötü bir teknik direktör ile ümitli olmanın imkanı kalmıyor. ÖLÇÜYÜ KAÇIRDILAR _İlk yarı sona verdi. 17 maç sonunda ligle ilgili değerlendirmeniz nasıl? Puan cetveline bakın. Galatasaray ve Fenerbahçe kopmuş. İkinci ile 3. arasında 9 puan fark var. Liderin Beşiktaş’la arası 20, Trabzon’la arası 22. Şimdi bu şöyle olur. Yani Galatasaray ile Fenerbahçe çok farklı top oynayıp, ayrılırlar da ben de alkışlarım. Gazetelerin utanmadan ’Türkiye’ye fazla geliyor’ dedikleri Fenerbahçe; dökülen bir Milan, futbolu ne olduğunu herkesin gördüğü PSV ve Schalke’nin grubunda sonuncu oldu. Şampiyonlar Ligi’nde devam etmeyi bırak, grubunda 3. dahi olamadı. Galatasaray, Tromsö gibi bir paçavraya yenilip elendi. Avrupa’da ismi geçmeyen bu iki takım, Türkiye ligini sıyırmış gitmiş, ne olacak? Bu Türk futbolunun zavallılığını, aczini ve düştüğü durumu gösterir. Başka bir şeyi göstermez. Ligin sonuncusuna 6 atan Fenerbahçe için ’Türkiye’ye fazla’ başlığını atan kimse Türk futbolunu bilmiyor. Şu Fenerbahçe, Türkiye’ye fazla geliyorsa, Süper Kupa’yı kazanan Galatasaray’a hangi başlığı atacaksın bana söyler misin? Sallamanın da, Fenerbahçeli olmanın da, kutsal ittifak uşağı olmanın da bir ölçüsü var. BU FUTBOL ÇOK BİLE Futbolun bu durumda olmasının en büyük sorumlusu da bu medya zaten. Neyi alkışlayacağını, neyi eleştireceğini bilmeyen, gözü kapalı, fanatik, tetikçilik yapan medya. Gözlerime inanamadım. Lig sonuncusu Fenerbahçe’ye karşı en az 6 tane net pozisyonu var. Maç 6-6 da bitebilirdi. Çok kritik, kaleciyle karşı karşıya kalacak 1-2 akınını ’ofsayt’ diye kesti hakemler. Mükemmel olduğu iddia edilen hakem yine Fenerbahçe lehine maçı gayet iyi süzerek, yine gayet iyi değerlendirerek yönetti. Böyle bir de medya var. Bunların üzerinde durmuyor. Kornerden kullanılmasının 10 pozisyon sonrasında Galatasaray gol atmış, o korner miydi, aut muydu, diye tartışıyor. Yahu korneri ortalar, adam kafayla golü atar da ’korner haklı mı, haksız mı’ diye konuşursun. Kornerden sonra 10 dakika top oynanmış içeride. Hâlâ orada Galatasaray’ın golüne bahane bulmaya uğraşıyorlar. Aynı maçta iki tane net penaltısı verilmemiş Galatasaray’ın lafı dahi edilmiyor. Bizim medyamız da bu. Bu medyaya, bu futbol çok bile. Fenerbahçe ’daha fazla yabancı’ diye bastırıyor ancak genç oyuncular da ’Biz buradayız’ diye bağırıyor. Semih’in çıkışı da buna bir isyandı galiba... Aziz Yıldırım utandı mı acaba Semih’in 4 golünü izlerken ben onu merak ediyorum. Sanmam! Yüzünün kızaracağını sanmıyorum. ’Yabancı serbest bırakılsın’ diye bas bas bağıran başkan, Semih’i mutlu eden, teşvik eden, öven iki cümle de etmeliydi. Üzülmüştür ’Semih 4 gol attı’ diye. Semih’in, altyapıdan gelen bir adamın 4 gol atmasına üzülmüştür. Çünkü onun gözü dışarıda. Dışarıdan adam getirtmek varken altyapıyla niye uğraşacaksın! Bu Aziz Yıldırım, Türkiye’nin en iyi başkanlarından birisi olarak gösteriliyor. Galatasaray, ’Aziz Yıldırım’a benzeyen bir başkan arayışı içindeymiş.’ Öyle okuyorum gazetelerde. ’Özhan Canaydın’ı seçtiler’ diye ben Galatasaray kongre üyeliğinden istifa ettim. Aziz Yıldırım gibi birisini getirirlerse Galatasaraylılıktan da istifa ederim.

Yorumlar


YORUM GÖNDER Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor, Kayıt olmak için burdan girebilirsiniz.
Hürriyet Video'larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!
İşte o görüntüler!  Tüm Videolar

Anket

Galatasaray\\\'da kötü gidişten en büyük sorumlu kim?

Yönetim Kurulu
Teknik Kadro
Futbolcular

Puan Tablosu

Sıra Takım O G B M P
1 Trabzonspor 28 20 6 2 66
2 Fenerbahçe 28 20 4 4 64
3 Bursaspor 28 14 10 4 52
4 Gaziantepspor 28 14 7 7 49
5 Kayserispor 28 12 7 9 43
6 Eskişehirspor 28 11 9 8 42
7 Beşiktaş 27 11 6 10 39
8 İstanbul Büyükşehirspor 28 11 4 13 37
9 Karabükspor 28 10 7 11 37
10 Manisaspor 28 11 3 14 36
11 MP Antalyaspor 28 9 9 10 36
12 Gençlerbirliği 28 9 7 12 34
13 Ankaragücü 28 8 9 11 33
14 GALATASARAY 28 8 7 13 33
15 Sivasspor 28 8 7 13 31
16 Bucasspor 28 6 6 17 24
17 Kasımpaşa 27 5 5 17 20
18 Konyaspor 28 3 9 16 18